Ahmet Tetik

Anahtar Kelimeler: Malta, Ali İhsan (Sabis), Mustafa Reşat, Türk Esir Subayları, İngiliz Esareti

Özet

Osmanlı Devleti 'nin, Birinci Dünya Harbi'ni sona erdiren anlaşmaları imzalamasından sonra, başkent İstanbul'u işgal eden İngilizler, yerli işbirlikçilerinin yardımıyla, uydurma suçlamalarla asker, sivil bürokrat onlarca vatanperveri Malta'ya sürerek esir ederler. Malta'da esir olanlar arasında dikkat çekici şahsiyetler olduğu gibi, subay/erlerden oluşan bir grup da vardır. Bu makalede, Malta'da İngilizlerin esiri olarak bulunanlardan Ali İhsan Sabis, Mustafa Reşat ile subay ve er mektupları ele alınmıştır. 2 Mart 1919'da İstanbul'da İngiliz işgal güçlerince gözaltına alman Ali İhsan Paşa, 29 Mart 1919 günü Malta'da sürgün ve esaret hayatına başlar. Aynı yılın sonuna doğru, Genelkurmay Karargâhında, levazım dairesinde Süreyya Beye bir mektup yazar ve yeni Harbiye Nazırı Mersinli Cemal Paşaya, Malta'daki Türk esirlerinin bir an önce kurtarılmaları için teşebbüste bulunulması arzusunu iletmesini ister. Diğer mektup ise dönemin İstanbul siyasî polis müdürü Mustafa Reşat Beye aittir. Mustafa Reşat Bey, eski Maliye Nazın Cavit Beyden, kendisini Malta'daki esaretten kurtarması için yardım ister. Suçu olmadığı halde burada haksız yere esir tutulduğunu söyler ve "mezardan kurtulması" için Cavit Beye yalvarır. Sorgusuz sualsiz Malta'ya sürgün edilenler içerisinde, "İngiliz esirlere kötü muamelede bulunmak" suçuyla itham edilen subaylar da vardır. Onları da tabii olarak hak-sız yere esir tutulmalarını Harbiye Nezareti'ne bir mektupla bildirerek, yaptıkları birçok başvurunun sonuçsuz kaldığını, harp esiri sayıldıkları halde İngilizlerin çok fena muamelede bulunduklarını, İstanbul'da bıraktıkları "evlad ü ıyal"lerinin de açlığa mahkum olduklarını, kimsenin Malta'daki esir Türk subaylarını sormadığını, unutulmuş olmalarından duydukları üzüntülerini ifade ederler. Makalede yer alan diğer mektuplar; Malta'da esir Türk askerlerinden birisinin an-nesine, diğerinin de İkdam gazetesi imtiyaz sahibine hitaben kaleme, alınmıştır. Söz konusu mektuplarda ortak olan konu, asılsız suç İsnatlarıyla, işgalcilere mahsus kör mantığın haksız uygulamalarına duyulan öfke ve isyandn.