Perception Towards Thinking Machines In The Republic Of Türkiye In The Birth And Golden Age Of Artifıcial Intelligence
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Hacıbektaş Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Nevşehir/TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet Dönemi, Düşünen Makineler, Elektronik Beyin, Suni Akıl, Yapay Zekâ
Özet
Yapay zekâ kavramının doğuşuna giden süreçte, düşünen makineler üzerine bilimsel fikirler gelişmeye başlamıştır. Dünya’da ortaya çıkan bu yöndeki fikirler, Türkiye’de de kendini göstermiş ve buna yönelik algı düzeyinde artışın güçlenmesini sağlamıştır. Bu süreçte yapay zekâ terimi doğrudan kullanılmasa da otomasyon, makine mantığı, elektronik beyin ve sibernetik gibi imgeler etrafında akıllı makinelerin yapabilecekleri işlemler üzerine bir ilgi ön plana çıkmıştır. Yapay zekâ kavramını karşılayabilecek terimler üzerinden gidilerek, bu kavramların ne zaman kullanılmaya başladığı, ilk çıktığı yıllarda nasıl anlaşıldığı, bu yönde devlet politikalarının oluşturulup oluşturulmadığı ve kamuoyunun tavrının belirlenmesi amaçlanmıştır. Türkiye’nin modernleşme çizgisinde, bilimsel gelişmelere yapay zekâ veya düşünen makineler teknolojisi üzerinden bakışın irdelenmesi çalışmanın özgün yönünü içermektedir. Çalışmada yapay zekânın doğuş yıllarına ve özellikle de altın çağı olarak nitelendirilen 1956-1974 sürecine odaklanılarak zaman sınırlamasına gidilmiştir. Bu yıllarda yapay zekâ veya düşünen makinelere yönelik Türkiye’de gelişen algının ölçülebilmesi adına kapsamlı bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışmada yapay zekâ üzerine yazılan araştırma eserlerinden yararlanılmış ayrıca kamuoyunun nabzını tutabilmek adına özellikle gazeteler taranmıştır. Bunun yanında popüler bilim yayınları, arşiv belgeleri ve TBMM resmi kayıtları da incelenmiştir. 1950’li yıllardan itibaren dünyada başlayan yapay zekânın kuramsal gelişimi, Türkiye’de özellikle düşünen makinelerin veya elektronik beyinlerin yapabilecekleri üzerinden ele alınmıştır. Makinelerin düşünebilme ve karar verebilme özelliklerinin geliştirilmesi toplumda hem umut, hem de korkuyu beraberinde getirmiştir. Zira akıllı makinelerin insanları işsiz bırakabileceği endişelerinin yanı sıra, bu teknolojinin bilimsel yeni ilerlemeleri beraberinde getirebileceği şeklinde beklentiler de görülmüştür. 1956-1974 yılları arasında yapay zekâ veya düşünen makinelere yönelik toplum algısı soyut bir boyutta kalırken, bilim çevreleri tarafından takip edilmesi gereken bir alan olarak yaklaşılmıştır.

